(İSTANBUL) - Türkiye'nin alçı sektöründeki üretim gücü ve sürdürülebilir yapılaşma gündemi, 24. Global Gypsum Konferansı'nda uluslararası sektör temsilcileriyle buluştu. ALÇIDER Yönetim Kurulu Başkanı Asilhan Arslan, Türkiye'nin dünyanın dördüncü büyük alçı üreticisi olduğunu ve yıllık 15 milyon tonu aşan üretim kapasitesiyle küresel sektörde önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı.
Arslan; deprem güvenliği, düşük karbonlu üretim ve kaynak verimliliğinin sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıklar olduğuna dikkati çekti.Türkiye Alçı Üreticileri Derneği (ALÇIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Asilhan Arslan, 14-15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 24. Global Gypsum Konferansı'nın açılış konuşmasında, Türkiye'nin alçı sektöründeki rekabet gücünü koruması ve geliştirmesi için üretim teknolojilerinin yenilenmesi ve sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaşması gerektiğini belirtti.Arslan, enerji maliyetleri, karbon emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliği ve dijitalleşmenin üretim süreçlerinde giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı.
Arslan, deprem güvenliğini destekleyen yapı çözümlerinin geliştirilmesinin de sektörün öncelikleri arasında yer aldığına da işaret etti.
DEPREM GÜVENLİĞİNDE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR DİKKATİ
ÇEKİYORKonuşmasında Türkiye'nin deprem gerçeğine dikkati çeken Asilhan Arslan, yapıların bütün bileşenlerinin güvenlik yaklaşımı içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Arslan, şunları dile getirdi: "Türkiye'nin deprem gerçeği, yapı güvenliğini bütüncül bir yaklaşımla ele almamızı gerektiriyor. Güvenli yapılar için yapıların tüm bileşenlerinin deprem karşısındaki davranışlarının değerlendirilmesi, mevzuatın geliştirilmesi ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor.
ALÇIDER olarak alçı levha duvar sistemlerinin deprem karşısındaki davranışlarını bilimsel açıdan incelemek amacıyla Gazi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin inşaat mühendisliği bölümleriyle çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalarda alçı levha duvar sistemlerini geleneksel duvar sistemleriyle karşılaştırarak her iki sistemin avantajlarını ve geliştirilmesi gereken yönlerini teknik veriler ışığında değerlendiriyoruz.
Deprem sonrasında hastane, okul ve kamu binaları gibi kritik yapıların güvenli biçimde ve mümkün olan en kısa sürede yeniden kullanılabilmesi de büyük önem taşıyor. Bu nedenle yapı malzemelerini değerlendirirken deprem performansını, yangın güvenliğini ve sürdürülebilirliği birlikte ele almalıyız."ALÇI
LEVHA SİSTEMLERİ, DÜŞÜK KARBONLU YAPILAŞMADA ÖNE
ÇIKIYORArslan, alçının doğal yapısı, geri dönüştürülebilirliği ve hafifliğinin sürdürülebilir yapılaşma açısından önemine de dikkati çekti. Arslan, şunları söyledi: "Yapı sektöründe sürdürülebilirlik hedeflerinin önem kazanmasıyla birlikte, yapı malzemelerinin üretim süreçlerini ve çevresel etkilerini de daha kapsamlı değerlendirmemiz gerekiyor.
Alçının doğal yapısı, geri dönüştürülebilirliği ve hafifliği, sürdürülebilir yapılaşma açısından önemli özellikler sunuyor. Verilere göre, alçı levha üretiminde metrekare başına karbon emisyon oranı metrekarede yaklaşık 2,5-4,5 kilogram seviyesindeyken, diğer duvarlarda bu değer yaklaşık 30-65 kilogram aralığına çıkabiliyor.
Üretim ve kullanım koşullarına göre değişebilen bu değerler, yapı malzemelerinin çevresel etkilerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmenin önemini gösteriyor. Sürdürülebilir bir üretim yaklaşımı için enerji tüketiminin azaltılması, üretim teknolojilerinin geliştirilmesi ve kaynakların verimli kullanılması gerekiyor. Yapı malzemeleri arasındaki rekabeti yalnızca fiyat üzerinden değerlendirmemeliyiz.
Karbon ayak izi, yangın güvenliği ve deprem performansı gibi kriterleri de karar süreçlerinin bir parçası haline getirmeliyiz."TÜRKİYE'DE
YILLIK YAKLAŞIK
6
MİLYON TON YAPI ALÇISI
ÜRETİLİYORArslan, Türkiye'nin alçı üretim ve ihracat kapasitesine değinerek sektörün uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu vurguladı. Arslan, "Türkiye'nin alçı levha üretimi yıllık yaklaşık 200 milyon metrekare seviyesinde bulunuyor. Bu üretimin yaklaşık yüzde 35'i yurtdışı pazarlara gönderilirken, ülkenin alçı levha üretim kapasitesi yaklaşık 400 milyon metrekareye ulaşıyor.
Yaklaşık 30 ülkeye ihracat yapan sektörün toplam ekonomik büyüklüğü ise 600 milyon doların üzerinde bulunuyor" diye konuştu.GLOBAL
GYPSUM KONFERANSI, YENI IŞ BİRLİKLERİNE ZEMİN
HAZIRLIYORGlobal Gypsum Konferansı'nın sektör temsilcilerinin bilgi ve deneyim paylaşımı için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Arslan, iki gün boyunca üretim teknolojileri, enerji verimliliği, geri dönüşüm, sürdürülebilirlik ve yeni uygulamalar gibi başlıkların ele alınacağını söyledi.İstanbul'un Avrupa ile Asya arasında kurduğu tarihsel ve ticari bağlantıya da değinen Arslan, konferansın Türkiye'de düzenlenmesinin uluslararası sektör ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Türk üreticilerinin küresel alçı endüstrisiyle daha güçlü bağlar kurmasının, teknoloji paylaşımının artmasının ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesinin önemini vurgulayan Arslan, konferansın uzun vadeli ilişkiler için yeni fırsatlar oluşturmasını temenni etti.


